![]() |





ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, “Şimdi bu kabul edilemez vahşeti
durdurma zamanı” diye çok sert bir açıklama yaptı. BM Genel Sekreteri
Ban Ki-moon da, Kaddafi’yle konuşarak, “Savaş uçaklarını çek, durdur bu
katliamı” dedi.
LİBYA’dan paralı askerlerin yanı sıra savaş
uçakları, helikopter ve tanklar kullanılarak, katliam yapıldığı
haberleri gelmesi, dünyayı harekete geçirdi. Libya krizini bugüne kadar
sessizce izleyen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, “Şimdi bu kabul edilemez vahşeti durdurma zamanı” diye sert bir bir açıklama yaptı. ABD’yi
BM Güvenlik Konseyi, Arap Birliği AB, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve
Kaddafi’nin yakın dostu Berlusconi takip etti. Ban Ki-moon bizzat,
Kaddafi’yi arayarak, “Savaş uçaklarını çek, durdur bu katliamı”
uyarısında bulundu.
Yeter Artık
İlk “Yeter artık” açıklamasını yapan Clinton, şöyle konuştu: “Dünya, Libya’daki durumu alarm halinde izliyor. ABD olarak, Libya’daki şiddet olaylarını kesin bir dile kınayan uluslararası toplumla beraberiz. Aklımız ve dualarımız, hayatlarını kaybedenler ve sevdiklerini yitirenlerle. Libya hükümetinin, Libya halkının ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı dahil, evrensel haklarına saygı gösterme sorumluluğu var. Şimdi bu kabul edilemez vahşeti durdurma zamanı. Dünyanın her tarafındaki dostlarımız ve ortaklarımızla bu mesajı Libya hükümetine iletmek için çabalıyoruz.”
Ban Ki-moon telefonla aradı
Kaddafi’ye cephe alan Libyalı diplomatların çağrısı üzerine BM
Güvenlik Konseyi olağanüstü toplanırken, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon
da Kaddafi’yi telefonla arayarak 40 dakika konuştu ve savaş uçaklarının
kullanıldığı katliamın hemen durdurulmasını istedi. Ban Ki-moon
ardından, “Uçaklardan ve helikopterlerden sivillere ateş açılıyor, bu
hemen durdurulmalı” açıklaması yaptı. AB Dışişleri bakanları da
Kaddafi’ye hemen katliama son vermesi çağrısı yaptı. BM İnsan Hakları
Komiseri Navi Pillay ise makinalı tüfek, keskin nişancı ve savaş
uçaklarıyla sivillerin katledilmesi nedeniyle Kaddafi hakkında
uluslararası soruşturma açılması çağrısında bulundu.
Almanya
Başbakanı Angela Merkel de, Libya’daki gelişmelerin çok endişe verici
olduğunu belirterek, “Kaddafi’nin konuşması ürkütücüydü. Kendi halkına
adeta savaş ilan etti” dedi.
Mülteci akını korkutuyor
Tunus’taki isyanın ardından binlerce mültecinin deniz yoluyla akın ettiği İtalya’da
hükümet, Libya’daki isyan nedeniyle orduyu alarma geçirdi. Libya’daki
olayların ardından 250 bine yakın Libyalı mültecinin deniz yoluyla İtalya
sahillerine gelebileceği tahmin ediliyor. Bu yönde hazırlık yapan
İtalyan ordusu, donanma ve hava kuvvetleriyle Akdeniz’de sürekli devriye
geziyor. Mülteciler konusu bir diğer komşu ülke Mısır’ı da
telaşlandırdı. Kendi devrimiyle uğraşan Mısır ordusu, Libya sınırına
destek kuvvetleri gönderdi. Libya’dan kaçmaya çalışan 10 binden fazla
sivilin Mısır sınırı yakınındaki Tobruk’ta toplandığı bildiriliyor.
Libya’da ayrıca, 1.5 milyona yakın Mısırlı çalışıyor. Mısır, sadece
Libyalı mültecilerle değil, vatandaşlarının tahliyesiyle de meşgul.
Yağmalama çalma
BİNGAZİ’de
denetimi halk sağlıyor. Tankların arkasına, öldürülen sivillerin
resimlerini asan Bingazililer, bir yandan da düzeni sağlamaya çalışıyor.
Gençler, ellerinde ‘Libya’nın geleceği için yağma yapmayın, çalmayın’
yazılı pankartlarla sokakları dolaşıyor.

Bingazi’de ordu ikiye bölündü
LİBYA
isyanının başladığı ilk yer doğudaki Bingazi’de halk ‘zafer’ coşkusu
yaşıyor. Kaddafi’nin ordusundan ele geçirdikleri silahlar ile direnen
Bingazi halkı, araçlarıyla sokaklara boşaldı. Gösterilerde eli tabancalı
Arap kadınları da dikkat çekti. Bingazi’de Kaddafi’nin paralı
askerlerden oluşan özel birlikleriyle 3 gün süren savaşın kader anını,
ordu içindeki bazı birliklerin saf değiştirmesi belirledi. Halkın
üzerine acımasızca ateş edilmesine direnen bazı birlikler, kimi yerde
paralı askerler kimi yerde de silah arkadaşlarına kurşun sıktı. Sonuçta
Kaddafi’nin birlikleri doğu illerini terk etmek zorunda kaldı.

Trablus sokakları CESET DOLU
LİBYA’nın
doğu illeri Bingazi ve Derne’de başlayan halk isyanı, kısa sürede iç
savaş halini aldı. Kaddafi, isyanın sıçradığı başkent Trablus’un derdine
düştü. Kaddafi’nin Fransızca konuşan Afrika kökenli paralı askerleri,
önceki gece başkentte dehşet saçtı. Bingazi’deki dehşetin benzerini
başkentlilere yaşatan paralı askerler, sivillere hedef gözetmeden ateş
açtı. Kaddafi’nin büyük oğlu Seyfülislam Kaddafi, bombardımanı
yalanlarken, çok sayıda görgü tanığı, hem Trablus hem de doğudaki Beyda
kentlerinin bombalandığını söylüyor. Görgü tanıklarının bildirdiğine
göre, başkentteki katliam Tajura ve Maslum semtlerinde yaşandı.
Helikopterlerle mahallelere inen paralı askerler, otomatik silahlarla
gördüğü her sivil hedefe kurşun yağdırdı. Binlerce gösterici panik
içinde kaçarken, alçaktan uçan savaş uçakları da bomba attı. Aynı
saatlerde ülkenin doğusunda isyanın başladığı bölgedeki Beyda kentinde
de hava saldırısı düzenlendi. Çatışmaların yaşandığı mahallelerde
sokaklar cesetlerle dolu. Bu arada Kaddafi, başkentteki yandaş sivilleri
de silahlandırdı. Ellerinde Kalaşnikof, otomobil ve ciplerle sokakları
dolaşan Kaddafi yandaşları, halka evden çıkmamaları çağrısı yapıyor.
Reuters’a göre doğudaki Tobruk kenti “halkın elinde.” Ordudan ayrılan
Binbaşı Hani Saad Marjaa, “Doğudaki bütün bölgeler Kaddafi’nin
kontrolünden çıktı. Halk ve ordu el ele” dedi.
Libya İçişleri Bakanı
Abdülfettah Yunus, Kaddafi’yi tanımadığını ve muhalefete katıldığını
ilan etti. El Cezire’ye göre Yunus, “17 Şubat Devrimi’ne katıldığını”
açıkladı. Orduya da çağrıda bulunan Yunus, e halk ayaklanmasının yanında
yer almalarını ve halkın “meşru taleplerinin” yerine getirilmesi
yönünde çalışmalarını istedi. İsyanın başladığı günden bu yana öldürülen
sivil sayısının 600’ü aştığı belirtiliyor. Yaralı sayısı ise binlerle
ifade ediliyor.
Bingazi kasabı
CEZAYİR’de
Fransızca yayınlanan Algerianews gazetesi, Kaddafi’yi elinde satırla
bir Libyalı’nın kafasını kesmeye çalışırken gösteren bir fotomontajı,
“Bingazi kasabı Kaddafi isyanı kanla bastırıyor” başlığıyla tam sayfa
yayınladı. Gazete,
“Kaddafi ve ona bağlı güvenlik birimlerinin Libya’da Trablus’tan başka
güvende olacakları ikinci bir kent yok. Ayaklanmanın başladığı Bingazi
kentinde Kaddafi’ye bağlı birlikler en az 84 kişiyi acımasızca katletti”
diye yazdı.
[Hürriyet]