![]() |





Sivil
örgütlerin sayıları ve etkinlikleri artarken toplum içindeki örgütlenme düzeyi
yükselirken, işçilerin örgütlülük düzeyinin gerilemesi tezat teşkil etmektedir.
Küreselleşme süreciyle kontrolden çıkan sermayenin gücünü arttırması, kendi
alanında örgütsel yapılarla küresel düzeyde kural koyucu konuma gelmesi, emeğin
ise yerel şartlara mahkûm olması sürecin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak sonuçlardandır.
TükoDer olarak, bir sivil toplum örgütü olan Sendikalarla ortak yönlerimizi
ortaya koymak istedim.
Diğer
toplumsal örgütlerde olduğu gibi sendikaların da gündeminde toplumun
geliştirilmesi hedefi var ve sendikaların da toplumsal vizyonu her zaman
eşitliği, sivil ve demokratik hakları, politik ve endüstriyel demokrasiyi, hukuk
devletini, yoksulluğun önlenmesini kapsayan ortak amaçlardır. Yaşanan evrensel
mali kriz ve küreselleşme olgusu içindeki bir takım olumsuzluklardan
sendikaların etkilenmemesi beklenemez. Krizin sebep gösterilmesiyle binlerce
işçinin kapının önüne konmasına, haklarının gasp edilmesine ve ücretsiz
bırakılmasına karşı yeterli, etkili bir tepki gösterilebildi mi?
İşçilere
güven vermeyen bu yapı, çevresel gelişmeler, sendikaları olumsuz etkilemiştir.
Sendikalar günümüzde üyelerden, işverenlerden ve devletten kaynaklanan üç
tehdit ile karşı karşıyadır. İşçileri sendikalara üye olmaya iten nedenler ve
avantajlarda gerilemelerin olması, işçilerin üyelik talebinde düşüşe neden olmaktadır.
İşverenlerin esneklik talebi, inisiyatiflerini arttırma eğilimleri gibi
nedenlerden dolayı sendikal hareket tehdit altındadır. Bütün bunlara karşılık,
çalışanların böyle sistem içerisinde yalnızlığa itilmesi, küresel sistemin işçi
aleyhine işlemesi, işsizliğin kronikleşmesi, pazarlık sisteminin uzun vadede
işçilerin sorunlarını çözmede yetersiz kalması, birde teknolojik gelişmelerin
olumsuz etkisiyle vasıflara duyulan ihtiyaçların hızla artması ve işgücünün
buna adapte olmaması dolayısıyla sendikalar örgütlenmeyi tekrar gözden geçirip
gündemine almalıdırlar. Toplumsal sorumluluktan kaçmadan, küresel sistemin bu
etkisine karşı Sivil Toplum Örgütleri ile birlikte toplum yararına işbirliği
yapması kaçınılmazdır.
Sonuç
olarak; Küresel sermayenin etkinliği artmakta, emeğin gücü azalmakta ve zor
şartlara maruz kalmaktadır. Yoksulluğun artması, işsizlikle birlikte düşük
ücretin de önemli bir yoksulluk sebebi olarak ön plana çıkması gibi nedenlerden
dolayı örgütlenme, sendikal gündemin öncelikli konusu olarak ele alınmalı, güç
ilişkileri yeniden düzenlenmeli, örgütsüzlüğün ve yoksulluğun yaygınlaşmasına
yönelik alternatifler geliştirilmelidir. Sendikalar Birliğine düşen görev;
bunlarla sayılabildiği gibi hiç olmazsa yerel düzeyde yaşam kalitesinin
yükseltilmesi, işsizliğe karşı çözüm önerileri ve özellikle örgütlenme
projeleri hakkında çalışma başlatıp, tabi ki diğer Sivil Toplum Örgütleri’nin
de desteğini alarak basın açıklamaları yapmalarıdır. Gebze’nin kalabalık nüfusu
ile doğru orantılı olarak işsiz nüfusu da bir hayli fazladır. Gebze piyasasında
Asgari Ücretin altında çalıştırılanları, Sosyal Güvenliksiz çalıştırılanları ve
elden fazla ücret öderken asgari ücretli gösterilerek vergi kaçıranları
Sendikalar Birliği masaya yatırmalıdır. Sivil Toplum Örgütlerinin (STÖ) ve
Sendikaların ortaklaşa düzenleyeceği İş Yaşamı, Sorunları ve Çözüm Önerileri
konulu organizasyonların düzenlenerek halkın bilgilendirilmesi ve
bilinçlendirilmesi bir zorunluluktur.










|
|
:37 |
|
|
:1243604 |